27 Haziran 2010 Pazar
İlişkisi Yok
şimdi elinde tıpkı benimki gibi kocaman bir bitmişlik var. Tadını çıkar.
detayları bilmiyorum canım. Ama ne olmuşsa olmuş; çaresizsin şimdi. Sen ya da o bitirsin, sen unut ya da unutma. Savunmasızsın artık.
Onun uğruna vazgeçtiğin şeyler aklındadır belki de. Aptal olduğun, sana hiç değer vermeyen biriyle olmayı göze aldığın,gerçekleri inkar ettiğin için.
Seni uyarsaydım beni dinlemezdin. Ama en başından beri herkes söyledi değil mi onun peşini bırakmanı ? çünkü o herkesin bir bildiği vardı. Çünkü onlar senin aksine görebiliyorlardı olanı biteni. KULLANILIŞINI, ALDATILIP ÖNEMSENMEYİŞİNİ.. Dinledin mi onları ? hayır. önce beni alet ettin meselene. Olmadı, tek bir sözüyle geri döndün ait olduğun yere. şimdi?
artık o yok değil mi?
şimdi benden, daha da önemlisi kendinden vazgeçtiğin için üzgünsündür umarım.
yine kendin ol, onu aklından kalbinden çıkar ve bana dön.
detayları bilmiyorum canım. Ama ne olmuşsa olmuş; çaresizsin şimdi. Sen ya da o bitirsin, sen unut ya da unutma. Savunmasızsın artık.
Onun uğruna vazgeçtiğin şeyler aklındadır belki de. Aptal olduğun, sana hiç değer vermeyen biriyle olmayı göze aldığın,gerçekleri inkar ettiğin için.
Seni uyarsaydım beni dinlemezdin. Ama en başından beri herkes söyledi değil mi onun peşini bırakmanı ? çünkü o herkesin bir bildiği vardı. Çünkü onlar senin aksine görebiliyorlardı olanı biteni. KULLANILIŞINI, ALDATILIP ÖNEMSENMEYİŞİNİ.. Dinledin mi onları ? hayır. önce beni alet ettin meselene. Olmadı, tek bir sözüyle geri döndün ait olduğun yere. şimdi?
artık o yok değil mi?
şimdi benden, daha da önemlisi kendinden vazgeçtiğin için üzgünsündür umarım.
yine kendin ol, onu aklından kalbinden çıkar ve bana dön.
23 Haziran 2010 Çarşamba
En Güzel Hikayem.
sana şiirler yazıyorum. öyle bir anda aklıma geliyorsun, kırmızı defterimi çıkarıyorum seni yazıyorum. Aslında seni yazamıyorum, hep 'keşke'ler ve 'belki'ler yazıyorum. Seni bilmiyorken, seni anlamıyorken hakkında yazmak ne mümkün!
senle ilgili güzel bir hikayem var.
Sen hariç herkese anlatıyorum, sen sesimi duymuyorsun.
Bak şimdi o hikayede biz burdan çook uzaktayız.
Yeniköy'de bir evimiz var ve şu -sözde hayatımızın aşk'larını- hatırlamıyoruz.
soranlara 'lise aşkım' diyorsun benim için.
her sabah öpücüklere boğuyorsun beni. Ben uyanıyorum, sen görerek başlıyorum o güne.
"Birbirimize bikaç aşk kadar geç kalmış olmasaydık..
hep yanlış gidenlerin ardından yorulmasaydık.."
senle ilgili güzel bir hikayem var.
Sen hariç herkese anlatıyorum, sen sesimi duymuyorsun.
Bak şimdi o hikayede biz burdan çook uzaktayız.
Yeniköy'de bir evimiz var ve şu -sözde hayatımızın aşk'larını- hatırlamıyoruz.
soranlara 'lise aşkım' diyorsun benim için.
her sabah öpücüklere boğuyorsun beni. Ben uyanıyorum, sen görerek başlıyorum o güne.
"Birbirimize bikaç aşk kadar geç kalmış olmasaydık..
hep yanlış gidenlerin ardından yorulmasaydık.."
18 Haziran 2010 Cuma
M.
bu sefer çok farklı birinden bahsedeceğim blog.
baş harfi M.
Sana veda etmek kolay olur sanmıştım. Zaten çoktan çekip gitmiştin hayatımdan senin için nefretten başka birşey ifade etmiyordum ben. Son gün geldiğinde herkese 'görüşürüz, iyi tatiller' dedim. Oysa sana veda etmem şarttı. Çünkü bir başka görüşme daha olmayacaktı. Konuşmamı hazırlamıştım seni sevdiğimi ver her zaman yanında olduğumu hatırlatacaktım sonra da bir mucize olmasını bekleyecektim. Senin de beni sevdiğini söylemeni bekleyecektim.
Oysa o sınıfa girip de orada olmadığını gördüğümde aslında bu vedayı planlayamadığımı farkettim. Orada yoktun, sana sarılmama bile izin vermeden gitmiştin.
Birkaç saat ağlama ve birkaç 'kendine iyi bak' diye son bulan vedadan sonra gördüm seni. Gitmemiştin, ya da gitmiş geri dönmüştün. Artık bir planım yoktu. Beni tanıyordun biliyorum. O yüzden geldin ya.. Sarıldın bana. Aylar süren nefretin bir anda yok olmuş gibi, eskisi gibi sarılmıştın bana.
O gün son'du.
-Hala önemli miyim senin için?
O arkadaşlık işi yürümemişti. Yine bulmuştuk birbirimizi nereye kadar kaçabilirdik ki?
Short giymemi sevmezdin ve sana 'aşkım' demediğimde kızardın. Sevdiğim şarkıları ezberlerdin. telefonunun duvar kağıdında hep benim resmim olurdu. Her sınavda kopya çekerdin benden. Hep yanımda otururdun, elin hep omzumda olurdu.
Sonra üzerdin tabi.
Görmezden gelirdin beni. Hiç bir şey yokmuş gibi davranırdın, benimle konuşmazdın son zamanlarda. İnat yapardın, ne zaman arasam telefonunu açmazdın. Benden öylesine kopardın ki bazen, adımı bile unuttuğunu düşünürdüm.
Sonra başkalarını dinlerden bende uzaklaşıp. Ve 'seni dinlemek istemiyorum, çık hayatımdan' diyip öylece terkederdin beni.
Şimdi bütün bunları unutmamı nasıl beklersin?
Bütün bu hayatımın aşkısın zırvalıklarını unutup sana eski bir dost gözüyle bakmamı nasıl istersin?
-bunu isteyip istemediğini de bilmiyorum ya..
İçimde kocaman bir deliksin sen. Hiç anlamadığım, anlatamadığım. Bütün bunları okumayacak olan sen.
Komik. Senden sonra nasıl da düşüşe geçmişim ben! sanki herkese 'onu üzmeyi ihmal etmeyin' deyip de gitmişsin gibi..
Tüm bunları düşündüğümde senden çok daha farklı bir karşılaşma beklerdim. Daha doğrusu isterdim.
Yanlış anlama bak senden sonra başkalarını sevdim. Biri olmadı, gittim başkasını sevdim. Yine de 'ilk'ler ve 'en'ler unutulmuyor değil mi?
Ama biz kendimize iyi bakalım bi de laf olsun diye 'görüşelim'
Hayatımda olduğun için, bana tüm bunları hissettirdiğin için teşekkür ederim :)
baş harfi M.
Sana veda etmek kolay olur sanmıştım. Zaten çoktan çekip gitmiştin hayatımdan senin için nefretten başka birşey ifade etmiyordum ben. Son gün geldiğinde herkese 'görüşürüz, iyi tatiller' dedim. Oysa sana veda etmem şarttı. Çünkü bir başka görüşme daha olmayacaktı. Konuşmamı hazırlamıştım seni sevdiğimi ver her zaman yanında olduğumu hatırlatacaktım sonra da bir mucize olmasını bekleyecektim. Senin de beni sevdiğini söylemeni bekleyecektim.
Oysa o sınıfa girip de orada olmadığını gördüğümde aslında bu vedayı planlayamadığımı farkettim. Orada yoktun, sana sarılmama bile izin vermeden gitmiştin.
Birkaç saat ağlama ve birkaç 'kendine iyi bak' diye son bulan vedadan sonra gördüm seni. Gitmemiştin, ya da gitmiş geri dönmüştün. Artık bir planım yoktu. Beni tanıyordun biliyorum. O yüzden geldin ya.. Sarıldın bana. Aylar süren nefretin bir anda yok olmuş gibi, eskisi gibi sarılmıştın bana.
O gün son'du.
ve 379 günün ardından,
karşıma çıktın yine. Her zamanki gibi gülümsedin yine. Ve ben her zamanki gibi küçücük hissettim yanında. Sana yabancılaşmıştım. Artık hiç bir şeyi bilmiyordum senle ilgili. Hala o şarkıları dinliyor muydun, hala pembenin bana yakıştığını düşünüyor muydun? bilmiyorum. Bir adını biliyorum bir de benim için değerini.
379 gün.. ve 'aa gel öpeyim.'
Yaşadığımız her şeyin yükünü hissettim. Senin beni çoktan geçmişte bırakmana rağmen, benim senden kurtulmayı bir türlü beceremediğimi..
Karda yürüdüğümüz bir pazar günü hatırlıyorum. Koluna girmiştim, yine ufacıktım yanında. Sırf beni otobüs durağına bırakmak için yolunu uzattığını ve benim o otobüs durağına hiç varmak istemediğimi hatırlıyorum.
Arkadaş kalmaya çabaladığımız günler de oldu mesela. Yaşayıp yaşamadığımı kontrol ederdin, seni her görüşümde 'neden ayrıldık' diye sorardım, 'bunu düşünme, seni daha fazla incitemem benim için çok önemlisin unutma' derdin. Her seferinde.-Hala önemli miyim senin için?
O arkadaşlık işi yürümemişti. Yine bulmuştuk birbirimizi nereye kadar kaçabilirdik ki?
Short giymemi sevmezdin ve sana 'aşkım' demediğimde kızardın. Sevdiğim şarkıları ezberlerdin. telefonunun duvar kağıdında hep benim resmim olurdu. Her sınavda kopya çekerdin benden. Hep yanımda otururdun, elin hep omzumda olurdu.
Sonra üzerdin tabi.
Görmezden gelirdin beni. Hiç bir şey yokmuş gibi davranırdın, benimle konuşmazdın son zamanlarda. İnat yapardın, ne zaman arasam telefonunu açmazdın. Benden öylesine kopardın ki bazen, adımı bile unuttuğunu düşünürdüm.
Sonra başkalarını dinlerden bende uzaklaşıp. Ve 'seni dinlemek istemiyorum, çık hayatımdan' diyip öylece terkederdin beni.
Şimdi bütün bunları unutmamı nasıl beklersin?
Bütün bu hayatımın aşkısın zırvalıklarını unutup sana eski bir dost gözüyle bakmamı nasıl istersin?
-bunu isteyip istemediğini de bilmiyorum ya..
İçimde kocaman bir deliksin sen. Hiç anlamadığım, anlatamadığım. Bütün bunları okumayacak olan sen.
Komik. Senden sonra nasıl da düşüşe geçmişim ben! sanki herkese 'onu üzmeyi ihmal etmeyin' deyip de gitmişsin gibi..
Tüm bunları düşündüğümde senden çok daha farklı bir karşılaşma beklerdim. Daha doğrusu isterdim.
Yanlış anlama bak senden sonra başkalarını sevdim. Biri olmadı, gittim başkasını sevdim. Yine de 'ilk'ler ve 'en'ler unutulmuyor değil mi?
Ama biz kendimize iyi bakalım bi de laf olsun diye 'görüşelim'
Hayatımda olduğun için, bana tüm bunları hissettirdiğin için teşekkür ederim :)
16 Haziran 2010 Çarşamba
Aldatıldınız Bayım.
Aldatmış. Sevgili Sevgilin seni aldatmış. Hem de o çocukla.
Dememiş miydim? Demiştim.
O kız seni sevemez de demiştim. O kız kimseyi sevemez de demiştim.
ve sen şimdi başına gelecek her şeyi hak ediyorsun.
Dememiş miydim? Demiştim.
O kız seni sevemez de demiştim. O kız kimseyi sevemez de demiştim.
ve sen şimdi başına gelecek her şeyi hak ediyorsun.
11 Haziran 2010 Cuma
Bay Bay
aha 100. yazım bu.
100. yazıyla ilgili başka hayallerim vardı ama planlar da değişiklik oldu millet
Güzel şeyler yazarım diyordum, acı doldum böyle bi hüzün kapladı falan.
Neysse 100. yazı da sevgili H* ile ilgili tabi ki.
eylül'de görüşürüz beybi.
Biliyorum biliyorum bensiz kalmaya dayanamayacaksın.
Şaka bi yana da..
Özle beni olur mu?
3 ay boyunca kimse seni rahatsız edemeyecek bakışlarıyla.
Kimse seni görebilmek için apta aptal dolanmayacak etrafta.
Bi isteğim daha var..
O kızı da bırak gitsin. 3 ayın var bak. Döndüğümüzde yanında görmeyeyim ona göre.
Şimdiden doğum günün kutlu olsun, malum iletişim kurmamız yasak ve imkansız o yüzden kendi kendime kutlayacağım senin doğum gününü.
Bir de iyi tatiller :)
seni seviyorum ~
100. yazıyla ilgili başka hayallerim vardı ama planlar da değişiklik oldu millet
Güzel şeyler yazarım diyordum, acı doldum böyle bi hüzün kapladı falan.
Neysse 100. yazı da sevgili H* ile ilgili tabi ki.
eylül'de görüşürüz beybi.
Biliyorum biliyorum bensiz kalmaya dayanamayacaksın.
Şaka bi yana da..
Özle beni olur mu?
3 ay boyunca kimse seni rahatsız edemeyecek bakışlarıyla.
Kimse seni görebilmek için apta aptal dolanmayacak etrafta.
Bi isteğim daha var..
O kızı da bırak gitsin. 3 ayın var bak. Döndüğümüzde yanında görmeyeyim ona göre.
Şimdiden doğum günün kutlu olsun, malum iletişim kurmamız yasak ve imkansız o yüzden kendi kendime kutlayacağım senin doğum gününü.
Bir de iyi tatiller :)
seni seviyorum ~
9 Haziran 2010 Çarşamba
Yine gelsene yaa.
Kafama top düştüğünde belimden tut beni. Bak dengemi kaybediyorum, yere yapışacağım sen tutmazsan.
Diyet yapmamı engellesene. Kendime hakim olamıyorum hep kilo vermek istiyorum sen engel olabilirsin, gel lütfen.
Sen oku diye yazıyorum ya okumuyorsun aptal!
Artık bana bakmıyorsun, ödevime yardım etmiyorsun, gecenin bi saatinde mesaj atıp uyandırmıyorsun.
Korkuyorum H.
Daha sen bile bunları unutmadan, ben unutursam?
Kafama top düştüğünde belimden tut beni. Bak dengemi kaybediyorum, yere yapışacağım sen tutmazsan.
Diyet yapmamı engellesene. Kendime hakim olamıyorum hep kilo vermek istiyorum sen engel olabilirsin, gel lütfen.
Sen oku diye yazıyorum ya okumuyorsun aptal!
Artık bana bakmıyorsun, ödevime yardım etmiyorsun, gecenin bi saatinde mesaj atıp uyandırmıyorsun.
Korkuyorum H.
Daha sen bile bunları unutmadan, ben unutursam?
8 Haziran 2010 Salı
6 Haziran 2010 Pazar
Sen benim için kırk yılda bir gibisin; öyle eksik, öyle hazin, öyle.
yazdıklarıma şöyle bir göz gezdirdiğimde hep aynı şeyleri hatırlıyorum. Üstelik hiç bir zaman unutmadığım şeyleri sanki yeni fark ediyormuş gibi üzülüyorum. Sevdiğim çocuk da aynı böyle işte. Beni üzmesi sebepsiz değil, benden önce o da çok üzülmüş, yıpranmış, yıpratılmış. O yüzden de sevemiyordu beni. Her gün ve her gece onun sevmeyi başarmasını diliyordum.
Tanrı sesimi duymuş ne kadar içten dilediğimi de farketmiş.
Bir başkasına bile aşık oldu şimdi. Oysa 'sevmek'ten kastım bu değildi.
yazdıklarıma şöyle bir göz gezdirdiğimde hep aynı şeyleri hatırlıyorum. Üstelik hiç bir zaman unutmadığım şeyleri sanki yeni fark ediyormuş gibi üzülüyorum. Sevdiğim çocuk da aynı böyle işte. Beni üzmesi sebepsiz değil, benden önce o da çok üzülmüş, yıpranmış, yıpratılmış. O yüzden de sevemiyordu beni. Her gün ve her gece onun sevmeyi başarmasını diliyordum.
Tanrı sesimi duymuş ne kadar içten dilediğimi de farketmiş.
Bir başkasına bile aşık oldu şimdi. Oysa 'sevmek'ten kastım bu değildi.
Hayalet

Karşına çıkan herkeste seni aramak...
Seni hatırlattığı için birine âşık olduğunu sanmak...
Sen olmadığını bile bile, bütün hayatını bu ilişkiye adamak için çırpınıp durmak...
Bunu bile bile yaşamak nedir bilir misin? ...
Düşünsene, ben seninle düşlerimi, heyecanlarımı, çocukluğumu, acılarımı aldattım...
Seni unuturum diye yaşamaya başladığım her aşkı, ben yine seninle aldattım...
Sen beni içine almadığından beri yıllardır ben seninle kendimi aldattım...
Bir tek seni sevdiğim doğruydu...
Ve bu doğru yüzünden hayatım yalana battı...
Sen beni dışladığından beri beni sevenlere bir hayalet hediye ettin...
Tepeden tırnağa aşka, tepeden tırnağa özleme batmış bir hayalet...
Bu hayaletin içinde beni değil seni gördüler hep.
Çoğu bu hayalete dayanamayıp çekip gitti...
İçinden Doğru Sevdim Seni
İçinden doğru sevdim seni
Bakışlarından doğru sevdim de
Ağzındaki ıslaklığın buğusundan
Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de
Beni sevdiğin gibi sevdim seni
Kar bırakılmış karanlığından.
Yerleştir bu sevdayı her yerine
Yüzünde ter olan su damlacıklarının
Kaynağına yerleştir
Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına
Gül taşıyan çocuğuna yerleştir
Ve omuzlarına daracık omuzlarına
Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın
Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten
Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir
Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde
Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe
Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran
Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne
Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun
Kar taneleri gibi uçuşan
Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine
Yerleştir bu sevdayı her yerine.
Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere
Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden
Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen
Sevdayı
Ve köpüklendir
Ve yaşlandır ki işte kederi anlamasın
Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten
Öğrenmez ama öğretir mutluluğu
Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi
Biraz da herkes içindir.
Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli
Var eden kendini birincisinden
Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren.
Ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen
Tanımadığın bir ülke gibi
İçinde yaşamadığın bir zaman gibi
Tam kendisi gibi mutluluğun
Beni bekliyorsun
Ve onu bekliyorsun beni beklerken.
Bakışlarından doğru sevdim de
Ağzındaki ıslaklığın buğusundan
Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de
Beni sevdiğin gibi sevdim seni
Kar bırakılmış karanlığından.
Yerleştir bu sevdayı her yerine
Yüzünde ter olan su damlacıklarının
Kaynağına yerleştir
Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına
Gül taşıyan çocuğuna yerleştir
Ve omuzlarına daracık omuzlarına
Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın
Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten
Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir
Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde
Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe
Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran
Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne
Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun
Kar taneleri gibi uçuşan
Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine
Yerleştir bu sevdayı her yerine.
Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere
Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden
Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen
Sevdayı
Ve köpüklendir
Ve yaşlandır ki işte kederi anlamasın
Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten
Öğrenmez ama öğretir mutluluğu
Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi
Biraz da herkes içindir.
Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli
Var eden kendini birincisinden
Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren.
Ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen
Tanımadığın bir ülke gibi
İçinde yaşamadığın bir zaman gibi
Tam kendisi gibi mutluluğun
Beni bekliyorsun
Ve onu bekliyorsun beni beklerken.
5 Haziran 2010 Cumartesi
Romantik Komedi
Tipik özlemiş kızım ben.
Art arda içilen kahveler, paketleri delicesine yırtılmış çikolatalar, erkekle kadının birbirlerine aşık olduklarını anladıkları ve öpüştükleri sahneyle biten filmler.
S-E-N-D-E-N N-E-D-E-N N-E-F-R-E-T E-D-E-M-İ-Y-O-R-U-M ?
Art arda içilen kahveler, paketleri delicesine yırtılmış çikolatalar, erkekle kadının birbirlerine aşık olduklarını anladıkları ve öpüştükleri sahneyle biten filmler.
S-E-N-D-E-N N-E-D-E-N N-E-F-R-E-T E-D-E-M-İ-Y-O-R-U-M ?
3 Haziran 2010 Perşembe
75
Beni bir anda terkedip gitmeseydin, 75. günümüz olacaktı bugün.
Hani seviyordu ...Neden Gitti..Sormayın Onu Bir Daha
senin anlamını aradım.
Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var.
Hani seviyordu ...Neden Gitti..Sormayın Onu Bir Daha
Senin bir havan var beni asil saran o..
Onunla daha bi degere biniyor soluk almak..
2 Haziran 2010 Çarşamba
Güzel'di'
Güzeldi ' li geçmiş zamanları düşünüyorum.
Elimde 1 Mart 2010 ve 2 Mart 2010 tarihli iki facebook konuşmasının çıktısı duruyor.
Uf çok çok çok özledim seni !
Ummak ve beklemek kadınlığa verilmiş iki cezadır.
Elimde 1 Mart 2010 ve 2 Mart 2010 tarihli iki facebook konuşmasının çıktısı duruyor.
Uf çok çok çok özledim seni !
Ummak ve beklemek kadınlığa verilmiş iki cezadır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)