Sen benim için kırk yılda bir gibisin; öyle eksik, öyle hazin, öyle.
yazdıklarıma şöyle bir göz gezdirdiğimde hep aynı şeyleri hatırlıyorum. Üstelik hiç bir zaman unutmadığım şeyleri sanki yeni fark ediyormuş gibi üzülüyorum. Sevdiğim çocuk da aynı böyle işte. Beni üzmesi sebepsiz değil, benden önce o da çok üzülmüş, yıpranmış, yıpratılmış. O yüzden de sevemiyordu beni. Her gün ve her gece onun sevmeyi başarmasını diliyordum.
Tanrı sesimi duymuş ne kadar içten dilediğimi de farketmiş.
Bir başkasına bile aşık oldu şimdi. Oysa 'sevmek'ten kastım bu değildi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder