31 Mayıs 2010 Pazartesi

o'nun mutluluğu.




gidecektin, mecburdun.
-hepsi gibi.


ve ben şimdi adamı İKİ KİŞİ hatırlıyorum,
bir kendisi,
bir de sevdiği kadın.
onlar mutlu.
bu adil mi?
sen yoksun. ben de yokum gittiğinden beri. hisler yok. özlem yok. istemek yok. mutluluk yok; fakat hüzün de yok.


vakit birbirimizin olmama vakti.
ben şu an şu dakika vazgeçtim senden, bizden.

sen de tersini yapmıyorsun zaten.

Kocaman bir hoşkacal sana, bize..
yüzümüzde kocaman birer gülümseme ile.

Rüya

http://fizy.com/tr#s/1gr278

aklımdasın, fikrimdesin, İtalik
sızlıyorum, özlüyorum, arıyorum seni..

sen benim olmalıydın.

30 Mayıs 2010 Pazar

"Endişelenme"






Ya bak ben en başından biliyordum!
Sormuştum sana aptal ! Daha ilk günden sormuştum hem de!
Anlatmanı istemiştim o kızı.

" Bi ayrılıyorduk bi barışıyorduk son bikaç aydır. Son zamanlarda da yine olacak gibiydi ama ben artık o kadar da istemediğimi farkettim. Davranışlarından sıkılmıştım" dedin.


Sponsor arıyordunuz, bi üniversiteyle görüşmeye gidecektiniz. Sen ve o.. Sonra senin yerine başkası gidince sevinmiştin. "İkimiz gideceğiz sadece, sanırım. bütün gün onla kalmak istemiyorum." bu senin cümlendi!


Sen değil miydin bana soran "Bir şey mi dedi, noldu?" diye. Sen değil miydin " Onun derdi benle, ama ben konuşurum merak etme " diyen. " Boşver onu mu konuşacağız ya " diyen sen değil miydin ?



" Endişelenme "
demiştin bana.

ÇokÇokÇok

Dün konserden önce çok sevdiğim şarkılar çalınca art arda, aklıma geldi,
acaba sen mi seçtin şarkıları?

çok sevdim seni çooooook.
kaşını, gözünü, koca kafanı sevdim. En çok da gülümseyişini sevdim, seni tanımayı sevdim. Hakkında bir şeyler örendikçe sevdim seni.. O kadar harikaydın ki !

umutlarım boşuna değil dimi ?
'dünya yuvarlak, ne yaparsan yap yine buraya döneceksin' diyorum.

senle ilgili güzel şeyler düşününce biraz biraz yaşadığımı hissediyorum. Çok sürmüyor bu da, birkaç gün belki, sonra bir sağdan bir soldan tokatlıyorsun beni. Kendime geliyorum, mutluluğunuzu görüyorum.

Yazının başına döneyim, dün konserden sonra farkettim.
Ben artık seni hissedemiyorum; neden?

28 Mayıs 2010

Sözde bugün güzel bir gün olacaktı. Bir kaç ay öncesinden düşünmüştüm, biz birlikte olacaktık bugün.. Ne hayal ettiysem tam tersini yaşadık.

Benimle dans etmeni isterdim. Konuşmuştuk, ikimiz de dans konusunda başarılı değildik ama bir şekilde öğrenecektik. Tebrik ederim, öğrenmişsin.

O şarkıları benim için söyle isterdim. Teoman'ı çok sevdiğimi biliyor musun ?

Ya da Gripin.. Sen belimden tutup şarkılara eşlik etmedikçe konserin ne anlamı var ki ?!

Sen ona sarılıp kulağına duyamadığım şeyler söylerken, kalabalıkta adını defalarca bağırmanın ne anlamı var ? Ben hariç kimse duymuyor ki yine..

" Gidiyor yarınım ,gidiyor evvelim ,
yaşamım sebebim gidiyor
Ama hepsinden önce sen gidiyorsun.. "
Ne güzel söyledi Gripin..







Ne senle ne sensiz
Olmuyor..
..zor geliyor..

27 Mayıs 2010 Perşembe

4 Ay'ımız.

ne demiş bi şarkısında Deniz Özbey.
''Düşerken son bir kez yalana; benimsin benim Yalansan yalanı severim, elimde değil. ''

Şubat 2010.
Hayatıma gireli tam 4 ay olmuş. Şubat. Kıştı mesela. Ben kazak giyiyordum ve hava hep karanlıktı. Merdivenin başına oturuyorduk, sen önümden geçip giderken kalbim hızla atıyordu. Yağmur yağardı mesela. Saçlarım ıslanırdı hep. Sınavlar vardı, arkadaşlıklar vardı ve sen vardın.

Tam 4 ay oldu sen hayatıma gireli. Ne bir eksik, ne bir fazla.

İki kelime vardı, dört aydır en çok senin için söylediğim.. Bazen sen'li bazen sen'siz geçti 4 ay. Bazen çok yakındın bana elimi uzatsam dokunacaktım. Bazen şehirler vardı aramızda, kilometreler...

4 ay boyunca, bir geldin bir gittin. Rüya mıydın, gerçek miydin emin olamadım.

Bugün takvime baktım. Mesela Şubat ve Mart'ın her gününü işaretlemişim. Konuştuklarımızı, anlattıklarını yazmışım. Her günün başlangıç ve bitişi olmuşsun. Nisandan sonrası hep boş. Bir ayrılışımızı işaretlemişim, yanına 'Bitti' yazmışım orada kalmış.

Ben, hangi gün saat kaçta hangi konuda 'biz' dediğini bile hatırlıyorum. Benden 'sevgilim' diye bahsettiğin mesajı okuyorum her aklıma geldiğinde.. Ben seviyorum diye dinlediğin şarkıyı mırıldanıyorum. Senle konuştuğumuz filmleri tekrar tekrar izliyorum.

4 aydır hayatımdasın aşkım. Oysa ben 1 asır atlatmış gibi hissediyorum.
Yine aynı iki kelime: seni seviyorum.

25 Mayıs 2010 Salı

ne-re-de

Birkaç gündür ortalıkta görünmüyorsun. Umrumda değilsin ya,
HANGİ CEHENNEMDESİN ÇOCUK ?

24 Mayıs 2010 Pazartesi

a miracle.


belki tanışmak zor
iyi anlaşmak zor
peki görüşmek çok mu kolaydı ?
çok kısa bir zamanda
belki biraz da zorla
bence gayet iyi de anlaştık
yalandan da olsa,
ne güzel güldün o akşam bana..

Senle konuşmak istiyorum sadece.. Çünkü hatırlıyorum, iyi anlaşıyorduk. Ve sana sen'i anlatmak istiyorum.

Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde
Şarkılarımda, sözlerimde.
Her şey 25 Şubat'taki gibi olsun istiyorum.. Sen bana merhaba de..
BİR MUCİZE OLSUN ARTIK..

Yazmamışlar..

http://fizy.com/tr#s/1f9xac ..sana..





Ağlıyorum.
İstanbul'u arkanıza alıp çektiğiniz fotoğraflara bakıp.. O'nu belinden tutuşuna.. Gözlerini kısarak gülüşüne.

Artık gelme, vazgeçtim. Görme beni böyle. Bitkin, yıkılmış halimi görme.
Ya da gel ve yine dünya yıkılsa bana bir şey olmazmış gibi hissettir.
İstanbul'da kal ya da.. Nasılsa geleceğim ben.. Üsküdar'da buluşuruz belki.. Çok severim ben İstanbul'u.. Bilmiyorsun değil mi ?

Yalnız olacağım artık.. Küçük odamda, kocaman dünya'da yalnız olacağım..

Artık nefes alamıyorum. Aranızdaki sevgiyi de hissediyorum. Kimse benim gibi sevemez seni ya, kimse onun gibi de olamaz senin için.Sevgilini her görüşümde kendimden tiksiniyorum. Sen'le olmayı başaramadım. Tebrik ediyorum milyonlarca savaş verdiniz, beni de aşıp birbirinize kavuştunuz.

Bir damla hayat yok içimde. Kalbimin atmasına neden olacak ufacık bir umut bile yok..

Söylemekten çok yoruldum : seni seviyorum.

Onunla aranızdakinin asla bitmeyeceğini ve hayatında bana yer olmadığını biliyorum.

Sadece senin mutluluğunla yetiniyorum..

Hala içimdesin.

http://fizy.com/tr#s/101x6f iki yabancı.


Sen'i sonlandırmayı o kadar çok istiyorum ki.. Ve ağlamamayı..
Bi tanısan aslında o kadar da zavallı değilim.. İnan seversin beni..
Hala çok iyi kız diye düşünüyor musun benim için ? Arada bi aklına gelip de üzülmeseydin keşke diyor musun ? Pişman mısın, sevmek istiyor musun beni ?

22 Mayıs 2010 Cumartesi

sevdim desem ?!

- Ne yapmak istiyorum? -
Sevgili H;
seni bayıltana kadar dövmek, sonra da 'tamam geçti, iyi olacaksın' diye sarılıp ağlamak istiyorum.
(o derece yani.)

http://fizy.com/#s/16jmv9 bright eyes.

Kanlı Masal

...bazı sevdalarda hafızasını kaybeder ya insan
telaşlanır, ağlar
babasını sorar çevresindekilere
öldüğünü bildiği halde
adını unutur, yolunu kaybeder oturduğu evin
bir titreme gelir yerleşir ya ortasına mayısın
bir dikilir bir çöker ya
kalbine secde eden intikam
tam
tam yaza girecekken
yaza bir ekmek bıçağı tutuşturacakken
sapı plastik kötü bir ekmek bıçağı-geri döner.. döner değil mi.. diye
birkaç kırık sözcük.. buruşuk..
-öldürürüm o zaman, kurtulurum..
deyip sustuğun-
kaçarım sonra, kimse sormaz..
deyip yığıldığın
nisandan hazirana doğru bir su kayakçısı
gibi süzülürken mayıs,
ah bach!
ah benim bir kangurunun cebine yerleştirdiği yavrum!
talanım! artanım! eksik kalanım! yarım kalanım!
nasıl yedirirdim ihanetini kendime
o dev hisle sen mayıstın ben mayıstım
herşey ama herşey elele mayıstı
seni o yüzden bağışladım!
uzanıp topraktan çıkarttın beni
tozumu sildin, hohladın, parlattın
ovdun ve okşadın beni
çıktı içimdeki cin;
ondan-gidecektin, mecburdun, hepsi gibi
-affını diledin.
mayıstı.
mecburdum.
seni o yüzden bağışladım!

Son Dönemeç.


why does it always rain on me?
even when the sun is shining..
Seni seviyor olmamın özel biri olduğunla alakası yok aslında.
Ben mazoşistim sanırım.
Ben en iyisi üzerine basacak bir mayın bulayım ve seni unutayım.

İnkar

hep hep hep aynı!
bir'i geliyor, her şey yıkıp gidiyor.



sevgili D* "ondan hiç ciddi olarak bahsetmedin. Belki de ciddi değildir" dedi.
Oysa mesele ciddi konuşmamak değil. Ben sen'i inkar ediyorum.
Sorana 'aptal' diyorum senin için. 'umrumda değil' diyorum.
'aşık mısın' diyenlere 'takıntı yaptım ne aşkı!' cevabını veriyorum.
Yeni tanıştığım birine 'cehennemin dibine kadar yolu var' diyorum hakkında.
Bunlar gerçek düşüncelerim değil halbuki.
Bir ben bileyim istiyorum seni sevdiğimi..
Bir de sen fark et bunu.
Seni ne çok sevdiğimi anla ve vicdan azabı çek.
Ne kadar muhtaç olduğum da bana kalsın.
Herkes beni güçlü bilsin, hayatta sımsıkı tutunduğumu sansın.
Sen; sevginle yaşıyorum zannet.

20 Mayıs 2010 Perşembe

Y A L A N


bana masallar anlat yalanlar söyle
gerçekler üzmüs seni, bir ayna al da bak yüzüne..
BANA NEDEN YALAN SÖYLEDİN ?
H: BU DURUMDA DAHA FAZLA DEVAM EDEMEM
G: HANGİ DURUM'
H: SENİNLE GÖZDE.
G: NEDEN?
H: ÇÜNKÜ DAHA FAZLA İLERLEYEMİYORUM. FARKETMİŞSİNDİR SAÇMA SAPAN DAVRANIYORUM.
G: SENDEN DAHA FAZLASINI İSTEMİYORUM.
H: BEN YAPAMAM. KENDİM OLAMIYORUM ÖYLE OLUNCA. VE BU SEFER SENİ ÜZMEYE BAŞLAYABİLİRİM BUNDAN KORKUYORUM.
G: NE YAPMAK İSTİYORSUN PEKİ?
H: BURADA BİTİRMEK. ÇÜNKÜ KENDİM OLAMAYACAĞIM VE BU SEFER SEN ÜZÜLÜCEKSİN.
G: TAMAM.
önceleri gerçekten beni üzmek istemediğine inandım. O yüzden ağlarken bile gülümsemeye çalıştım. Benim üzüldüğümü görmek, seni de üzer zannettim.
Sonra anladım ki, dünyadaki en basit yalanı söylemişsin bana.
Hala merak ediyorum. Söylediklerinin ne kadarı doğruydu ?
yalanları sevmediğimden değil.. 'seni seviyorum' gibi güzel bir yalana inandırsaydın keşke beni.
..çok sevdiğim bir yalandın.

Birileri..

Senden sonra ilk kez konuşmaya tahammül edebildiğim birini buldum. Onun için de çok iyi çocuk sevdiği zaman gerçekten bağlanır dediler.
Tıpkı senin için dedikleri gibi..
Umursamadım, ben senden sonra hiç bişeye bağlanamadım. Bavulum hep hazırdı gitmeye. Kimseye güvenmedim. Bu çocuğa da güvenemedim.

Ve bana bugün seni sordu.
'kim?' dedi.
'ben de bilmiyorum ki, kim o?' demek istedim.
Sen bir yabancıydın benim için. Kim olduğunu öğrenmemi engellemiştin zaten..
sadece 'eski sevgilim' diye cevap verdim.
"benim" eski sevgilim'din. BANA AİT OLDUĞUN bir durum buldum.

- 'peki ne hissediyorsun?'
- 'bilmiyorum. Bunu konuşmak istediğimi sanmıyorum'
-kaçtım. sana hissetiklerimi sadece kendimle paylaşabilirdim.
'tamam son soru. Görüşüyor musunuz?'
'hayır. Artık birbirimizi tanımıyoruz.'
gerçeği söyledim. Sayende savunmasız, çaresiz biri oldum.
Hiç kimse olmadı senin gibi
Hiç kimse gelmedi bilirim gelmeyecek...

sen hariç kimseyi
SEVEMEDİĞİM için
herkesten özür dilerim.

zaman kavramı ?

Geçen zamanı saymıyorum. Zamanı yakalayamıyorum, hep kaçıyor elimden. Adın tarih kitaplarına sıkışmış, zaman aşımına uğramış gibi..
Oysa gittiğinden beri hiç değişmedi mevsim. Hala kış var benim dünyamda.. Her günüm karanlık.
Geçip giden saatleri, dakikaları hesaplayamıyorum. Saatin tik-taklarını bile duymuyorum. Güneşin doğuşuyla batışını takip edemiyorum.
Güneş hiç doğmuyor ki sen yokken!
Artık kaç gündür sensiz olduğumu bilmiyorum. Bir asır öncesiymiş gibi geliyor..
Yüz yıl atlatmışım gibi..

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Şimdi Burada Olsan..

Zayıflamak istemiyorum ya, şimdi beni engelleyecek kimse de yok :)

Sen olsan;
Telefonum çalardı belki.
Şimdi sen yoksun ve ben senle* olmanın ne demek olduğunu kavrayabiliyorum.
Sen olsan;
Güneş doğacak.

18 Mayıs 2010 Salı

Sen'li Cümleler

bugün bulutları* gördün mü yüzümde ?
Yağmur yağsın diye bekliyorum.

Bir başkasını sevdiğini tekrar tekrar anımsatıyorsun.
Dalga mı geçiyorsun H ?
Müthiş bir acı çekiyorum, bu cümleleri yazarken bile..
çıkmaya başladığımız gün,
"ona güveniyorum.
Beni yarı yolda bırakmayacak.
Bana değer veriyor ve benle olmayı gerçekten istiyor.
Kaybedecek bir şeyim oldu diye korkuyorum.
Ona sımsıkı sarılacağıma
ve hiç bir şeyin aramızda girmesine
izin vermeyeceğime söz veriyorum."
yazmışım günlüğüme.
Nefesimi bile senle paylaşmak istediğim zamanlardı.
Şimdiyse aynı havayı soluduğumuzu bilmek ciğerlerimi yakıyor.
Bazen sessizce gitmeni ve gözlerinin rengini bile unutturmanı diliyorum.
Bazense seni düşünebilmek, hayal edebilmek için deli oluyorum.
Bu kadar aptal bir durum 'aşk' değildir de nedir?
Yazdıklarımla ya da benle ilgilenmediğini biliyorum.
Kim ne derse desin sen benim gözümde hala 'beni üzmemek için giden adam'sın.
-bir başkasına gitmiş olsan da..

Bir Şey Hissetmek Güzel Hala..

bir şey olacağı yok ama
insan bekliyor… bekliyor işte.
Ben o kız değilim. Çünkü ben senin salsa partnerin değilim. Benim mini bir eteğim yok. Benim aksime gülmekten de utanmıyor sevgilin. Onun omzuna yatıyorsun,benim değil. Canını sıkan bir şey olunca beni değil, onu arıyorsun. O kadar yetenekli değilim zaten, hiçbir şeyi doğru düzgün beceremiyorum. Seni sevmeyi ve senin tarafından sevilmeyi bile beceremedim.
Niye uzatıyorum ki?!
ben o kız değilim. Olamam da. Sen bana değil o'na aşıksın çünkü.
çok inatçıyım demiştim sana. Senin inadına yarın o aptal halk oyunları işini başaracağım.
Evet, inatçı ve halk oyuncu kızım ben.

17 Mayıs 2010 Pazartesi

İlkbahar - Yaz - Sonbahar - Kış / ZAMAN

http://fizy.com/#s/14ysqg Breathe me.

Şubat, Mart, Nisan, Mayıs derken ne çok zaman geçirdim sensiz.

Son günlerde birlikte nefes almaktan mutlu olduğum tek insanın Nisan'ın en güneşli gününde beni terketmesi.
Benden kopardıklarının asla geri gelmeyeceği hissi.
Yastığa gömülüp sessizce ağlayışlarım.
Giderek kendimi kaybetmem.
Kendime ve sana ettiğim küfürler.
Baharın, gözlerimdeki bulutların ardından geçip gitmesi.

Ve Haziran, Temmuz, Ağustos.. Sensiz geçecek ilk yaz'ım.

Sonra Eylül.

Sen sen sen..
Sen bir ömre bedel !
Yok yok yok
Gitme gitme gel,
Eylül'de gel.

açık ve net: Zaman, sensiz sadece 'geçiyor'

Ben ve Sen..

Artık çok yorgun olduğumu hissedebiliyorum. - bir sabah uyanamamaktan korkuyorum.

En sevdiğin şarkıyı ya da yemeği, neye alerjinin olduğunu, ablanın yaşını, nerede yaşadığını, ilk okulunu, en yakın arkadaşını, ilk aşkını, geleceğe dair planlarını, dün gece izlediğin filmi, son okuduğun kitabı veya en sevdiğin rengi bilmiyor olabilirim.
Ama sen*i biliyorum. senden çok sana benziyorum çünkü.
Bunu anlatamam sana, ama seni biliyorum.

Karaya oturmuş bir gemi gibi içimde aşk'ın. Sende de durum aynı aslında. Farklı kişileri, aynı biçimde seviyoruz. Umutsuz ve vazgeçemeyecek kadar çaresiz seviyoruz.

Birini sevmek acıyla eşdeğer sanki..
Başımıza gelenleri, sevdiğimiz için hakettik. Dedim ya, farklı kişileri sevdik ama aynı hüznü paylaştık.

Just Someone..

Ellerim yerine, 'iplerim'i tutuyorsun.
Her şeyiyle sana bağlı bir 'kukla'yım.

Gittiğim her yerde olmandan nefret ediyorum. Bütün bir günü senin yanında ama sensiz geçirdim. Seni izledikçe acizliğimi farkettim. Şarkılar çaldınız, söylediniz. Çekingen olduğunu anımsıyordum oysa o kadar kendinden emin ve kararlıydın ki.
-Sarsak tavırlarımı gizlemeye çalıştım.

Sürekli gülümsüyordun. Benleyken hiç gülümsemediğin gibi.. Mutlu olduğunu görmekten korktum. Beni güldürecek hiç bir şey yokken, nasıl böylesine neşeliydin?
-Ben de mutlu'ymuşum gibi davrandım.

Aramızda 1 metre vardı ve tedirgin gibi durmuyordun.
-Herhangi biri* olmak nasıl acıttı bilemezsin..

Ben sen etrafımdasın diye susuyordum, her şey senden önce*ymiş gibi davranmaya çalışıyordum. Beceremiyordum da üstelik.. Her şeyin en iyisi yapmak istiyordum senin tarafından farkedilmek için..
Benim tüm bu aptallıklarımın aksine sen çok rahattın.
-Dediğim gibi herhangi biri* olmuştum ben.

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Görmüyorsun, Sevmiyorsun.

http://fizy.com/#s/18ooxq

tamam, senden sonra ben bok çukuruna battım, kendi kendimi kemirdim, yok ettim. Dağıldım belki.. Peki ya sen? Benden sonra sen çok mu iyisin sanki ?

Uzun uzun yazmayacağım merak etme, umrumda bile değilsin.
Oğlum ben vazgeçtim senden. Sevmiyorum işte istemiyorum artık!

O yüzden çek git burdan. Git bul kendine şöyle uzun boylu esmer bir kız. Git köpeği ol dolaş peşinde. Bağırsın çağırsın sana sen sus , sikimde bile değil. Benim seninle işim olmaz artık.

Bizden bişey de kalmadı zaten. Ne var ne yoksa çaldılar, kalanlar da beş para etmez zaten.
Al kalanlar da senin olsun, haydi git kaybet kendini de.

14 Mayıs 2010 Cuma

Yarım İzler

"Bunlar da bitecek
bunu da atlatacağım"

ve hiçbir şey bitmiyor.
aksine daha da kötüye gidiyorum.
evet bütün bunlar 1 ayda oldu.
gideceksen,durma - diyemem.
dur, bir kez daha düşün bence.

Git-ti.

Gitti işte.
Görmüyor musun bitti çoktaan!
Hiç olmadı ki zaten!
Sen onun için 'hiçbir şey' bile değilsin!
Adını bile unuttu belki de!
Bak başkasını seviyor!
Senleyken de hep onu düşledi!
Kimsenin 'en çok sevdiği' değilsin ki sen!
Hiç bir mektubun o en vurucu cümlesi değilsin!
Kimse sana şiirler yazmıyor, şarkılar adamıyor sana!
Sen o'nsuzsun ve hayatında o'na dair hiç bir şeyin yok!
Kendi kendine anılar, hatıralar uyduruyorsun!
Son kez söylüyorum Bayan;
GİTTİ.
artık sığınabileceğin bir adam yok.

Empty.


merhaba 'içimdeki kocaman boşluk' daha önce tanışmıştık değil mi ?
Sesini en son ne zaman duyduğumu anımsamaya çalıştım. Sesini çok severim. Evet en son 'hoşçakal' dediğin gündü. Bir daha ne zaman duyacağım kim bilir? Tekrar içimde dinledim sesini. Şimdi farkettim hep 'görüşürüz' derken birden nasıl da 'hoşçakal' dökülmüştü dudaklarından. Ben o gün de ne diyeceğimi bilmiyordum.

ne zaman sesini düşünsem, upuzun paragraflarla anlatıyorum seni.
Fakat bu o zamanlardan biri değil..




Sen acından ağlarken bile, onun gözyaşlarının tuzlu tadını özlediğini düşünüp gülümsüyorsan eğer, kızma bana ama,
yarrağı yemişsin bebeyim.
alıntıdır.

12 Mayıs 2010 Çarşamba

noktaaaa.

Makyajın aktı artık. Bütün çirkinliğini görüyorum şimdi.

BİTTİ. zor oldu ama bitti.
BİTTİ.
BİTTİ.
BİTTİ.
BİTTİ.

unutmak değil bu.
sadece sevmiyorum artık seni.
unutamam ki yaptıklarını!

Sensizliğin Kronolojisi




















4 ay önce;
Seni gördüm. Başlarda 'çok yakışıklı'ydın. Sonra 'uf bana bakmaz ki'lerim oldun. Sonra 'bi deneyim' dediğim zamanlardın.


3 ay önce;
'Tanımak istediğim' çocuk sendin. Zamanla 'konuşuyoruz, olursa olur' dedim hakkında.


2 ay önce;
'Galiba seviyorum' dediğimi anımsıyorum.


7 hafta önce;
'Artık sevgilim'din. Evet nerden nereye gelmiştik. Birbirimizi hiç farketmezken 'sevgili' olmuştuk.



5 Hafta önce;
'En büyük hayal kırıklığım'a dönüştün. Gittin. Bir başkasına Gittin.

2 Hafta önce;
'Artık benim olmayacağını' anladım. ve ardından söylediğim şeyler 'ses yığını' olarak kaldı.

10 gün önce;
Kabullenmek zorda olsa birbiriniz için uygun olduğunuzu ve ayrılmanızın hiç bir şeyi düzeltmeyeceğini fark etmiştim. Bir süre yok olmak istedim. Yokluğum farkedilsin istedim. Kızgın ve kırgındım; geçsin istedim.

1 hafta önce;
Terkedilmenin o kadar da kötü olmadığını anladım. Neticede sadece kendini alıp götürmüştün.

5 gün önce;
Terkedilmenin elimde hiç bir şey bırakmadığını gördüm. Beni terketmiştin ve acılarla yapayalnız bir mücadeleye girişmeme neden olmuştun.

10 saat önce;
Acımın bıraktığın gibi kaldığı ve sıradanlaşmadığı gerçeğiyle yüzleştim.bir daha olmayacağın düşüncesine alışmaya çalışma işkencesi de aklımı kurcalıyordu.

5 saat önce;
çöküşe geçiş anımdı. Fütursuzca hayal kuruyordum.

1 saat önce;
Pergelin sivri ucunu göğsüme batıyormuşçasına büyük bir acıyla yerimden fırladım, seni özlemiştim aslında.

5 dakika önce;
Senle ilgili bildiklerimi sıralamak istedim. Bir okyanusun ortasında kalmış gibi çaresizdim. Aramızdaki mesafeden korktum.

1 dakika önce;
En derinlerimde eski bir hüzüne dönüştün. Seni sevmekten yorulmuştum. Başımı ağrıtıyordun işte hiç bir ilacın geçirmediği bir ağrı olarak.

Şu an, şu dakika;
'seni abartıyor muyum' diye sordum kendime. Ve cevap bulamadım. Belki de içimde yoktun ve ben bunu çok sonraları anlayacaktım.

Şimdi sensizlikle başbaşa kaldım.

11 Mayıs 2010 Salı

böyle bir sevmek görülmemiştir

sensiz kalan bu şehri yakmayı çok istedim..
...
nereye yürüdüysem bakışın, duruşun, sesin
anladım söndürmeliyim tutuşan yüreğimi
kendimi yakmış olurum yakarsam bu şehri
çünkü sen her şeyinle bendesin.

Yakınımda olmanı; anneni, derslerini, izlediğin filmi anlatmanı, şikayet edip hayatla inatlaşmanı, yaralı kalbini saklama çabalarını, yeni doğmuş bir bebeği andıran şaşkınlığını, yere bakan gözlerini, çocukluk anılarını, söylemeye korktuğun sevgi sözcüklerini, ne aradığını bilmeyen bakışlarını ve hepsinden önemlisi içindeki seni* özlüyorum.

Her şeyini özlüyorum.

İstersen hiç başlamasın, bu hikaye eksik kalsın

Onca yaraların ardından, yeni bir aşk yaratamazsın.

Belki gelmem.. gelemem.

Sen istinyede bekle ben burdayım
İçimde köpek gibi havlayan yalnızlığım
Çünkü ben buradayım karanlıktayım
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
Çünkü elimi kestim beni kan tutuyor
Şarabım bütün ekşi suyum soğuk
Yanımda olmadın mı seni daha bir çok seviyorum
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
Yüzünü ıslatmadan ağlayabilir misin ?
Yarı geceden sonra telefon ettin mi hiç
Karanlık adamlar hüvviyetini sordu mu

Ben senin olmadığını arıyorum
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
Bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor sana ait ne varsa
Hiçbiri benim değil
Belki ölmek hakkımı kullanıyorum
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git..

Böyle Ayrılık Olmaz.

Hani sen hep benimdin.
Şimdi nerdesin, nerde ?!

Kötü tesadüfler vardır ya hani.. Görmemen gereken bir şeyi yanlış yerde, yanlış zaman ve yanlış kişiyi görürsün. İşte o an'ı yaşattın bana bugün.

Sen ve O.. Daha doğrusu 'SİZ'
Ona bakışın ve başını öne eğerek gülmen..

Benleyken mutlu olmadığını anladım bugün. Herkesin yüzleşmesi gereken gerçekler vardır. Oysa ben haftalardı onlara sırtımı çeviriyor, köşe bucak kaçıyordum. Artık birlikte olmamızı isteyemiyorum. O gülüşünü uzaktan da olsa görmeyi, karşımdaki dalgın yüze tercih ediyorum.

Seni neşeliyken seviyorum.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Yıkılmış Sarayım.

her şey ters*
yıkıp geçtin dünyamı.

ne ilksin, ne de son olacaksın.
Daha önce de şiirler yazmıştım kalbimi kıran adamlara.
Daha önce de yalvarıp yakarmıştım, umutlu ya da umutsuz olmuştum.
pek çok savaş vermiştim bundan önce de..
Hepsinden de sağ çıktım bak.
Seni de atlatacağım..

Rüzgarlarından, fırtınalarından, depremlerinden kurtaracağım kendimi.

n'olursun, dur artık. 'vazgeçir' beni. Kendini al benden, hatırlamayacağım kadar uzağa git.

9 Mayıs 2010 Pazar

siyahlarım.

olmayacağı bu kadar belliyken..
en başından beri bilirken üstelik..
yürütemeyeceğimizin, yürümeyeceğinin farkındayken.
nasıl oldu da yıkıldım bu kadar?
seni çok mu abarttım yoksa?
seni seviyorum çok sahte aslında.
ben 'sana tapıyorum'
tapıyorum çünkü; ulaşılmazsın sen.

Bu gece Ankara..

Ben hala, bak hala,Ben hala, bak seninim,
seninim..

Bir Ankara anlıyor beni. Yağmurlu, sisli hep gürültülü şehrim. Hep bişeyler biriktiriyor, bulutlar çöküyor üstüne ama bir türlü damlalar düşmüyor. O da hep yutuyor, hep tepkisiz kalıyor. Oysa onun da kalbini kırmışlar belli.. Ama göstermemek için korna sesleriyle, anlamsız insan yürüyüşleriyle, cinayetleriyle, tecavüzleriyle kapatıyor yaralarını.
Sen İstanbul'dun, Bense yanında küçük, önemsiz ve ıssız kalmış Ankara.
453 kilometre.
Geleceğim İstanbul.

Close your eyes.

http://fizy.com/#s/1a1203 dinle.

ne fayda, yüzün bana dönmez ki..

ben ağlıyorum ya sen kahkahalar atıyorsun; üstelik başka bir kızla.

1 yıl sonra hiç bir şey ifade etmeyeceksen, şimdiden git. [artık düşünmek istemiyorum]

8 Mayıs 2010 Cumartesi

noktaa.

Vakitlerden siktirip gitme vaktinde,
Senin yörüngenle sevdiğinin yörüngesi arasına başka bir insanın girmesi olayına 'insan tutulması' denir.

ben kocaman bir aptalım, sevgili H.
Şimdi sen -bir daha desen, boynuna sarılır, nefessiz kalırım ya; bu yüzden APTALIM.

5 haftalık bir terketmişliğin*
12 günlük bir varlığın*
15 yıllık bir hiç olmamışlığın*
var bende..

gök.

şimdi şu resimdeki gökyüzü var ya,
ikimizin paylaştığı* biricik şey.
biz aynı gökyüzü'nün altındayız.
iyi geceler sevgilim,
sabah olduğunda aynı güneşle, aynı gökyüzüne açacağız gözlerimizi.
seni seviyorum -inatla.

Farkettim de..

Farkettim de ;
3 gündür ağlarken uyuyakalmıyorum.
3 gündür sana ağlamıyorum çünkü.

Farkettim de ;
1 haftadır beni yok edişini sorgulamıyorum.

Farkettim de ;
5 gündür seninle ilgili hayallerimi 'saçmalık diyip öylece bir kenara atıyorum.
Zaman dursun, ben seni unutmak istemiyorum.
Yani sen şimdi , içimden* de mi çıkıp gideceksin ?

7 Mayıs 2010 Cuma

umarım ölmüşsündür.

Bazen hiç başlamaması bir gün bitmesinden iyidir.

Çünkü beraberlik yaşlanırken bir terkediş gençleşir.

Seni hiç terketmediler mi?

şimdi kalbinin üzerinde uyuya kalsam; unuturum tüm olanları. Rüyanın içinde rüya görmek gibi..

adını söylemekten çekindiğim; Sana uyuyup sana uyanıyorum.

Sevsen Beni..

yaşadığımdan emin değilim.gittiğinden eminim ama bak,seni özlediğimden eminim. On beş yaşında bir hayal kırıklığı olduğumdan hiç şüphem yok mesela.

beceriksizliğimden,yalnızlığımdan,

bu şehri sevmediğimden ,düzensizliğimden,yorgunluğumdan,huysuzluğumdan,baltalarınızdan birine sap olmamışlığımdan hatta olamayacak olmamdan,kırgınlığımdan,bir gün bana ayrılan sürenin sonuna geleceğimden her tavşan kesildiğimde dünyanın dağ olma vaziyetinden filan eminim.

örnekleri çoğaltabilirim. örnekleri çoğaltabileceğimden eminim.

birileri namusum üzerine yemin edecek,ölür müydün sanki sevsen beni.



günlerdir doğru dürüst uyuyamıyorum.

ellerim parçalanıyor ne zaman yazmayı denesem.

ağzım artık daha bozuk.

her tarafta pis bir koku;nefes alamıyorum.

çok bekledim seni.

her halimle,her yerimle bekledim.

yetkiler verdim kendime;tuttum seni affettim.

aramanı bile bekledim bazen.

ağır küfürlerle örtbas ettim sonra aramayışlarını.

bunca zaman aramayışlarını biriktirdim.

seni bekledim ben çünkü seni bekledim.

içtim..içtim..içtim...kustum.

en çok giderken bıraktığın kelimeleri kustum.

sanat filan dedi bazısı o kelimelere bazısı bunlardan bi bok olmaz dedi.

senin önemsediğin kadar önemsemedim ben o kelimeleri,senin danışma gruplarının önemsediği kadar önemsemedim.

kustum..kustum..kustum.

içtim.

ellerimle yaptığım cam evim kırılacak,ölür müydün sanki sevsen beni.

içimden geç,

içimi sil artık özlemek istemiyorum.

Neye el atsam piç ediyorum.Yine de fiyakalı durumlar peşindeyim hep.

En sert içkileri kaçırıyorum soluk boruma bilerek.

Her yıl ilkokula başlıyorum.

Her gün yeni bir krallık kurup öldürüyorum kralını gece yarısına doğru.

Uzatmaya gerek yok;sen olmayınca yapamıyorum.

Yokluğun gümüş tepside intihar sunacak,

Ölür müydün sanki sevsen beni.

6 Mayıs 2010 Perşembe

bi sen'i konuşurum

Çok mutluydum. Kuşlarla yarışabilirdim. -gitmeseydin.

Garip. Uzun zamandan sonra ilk kez gerçekten gülümsediğim zamanın senle* geçirdiğim 10 güne denk gelmesi, en güzel cümleleri, dizeleri o 10 günde yazmış olmam garip.

mutlululuk : senle geçirdiğimiz* 10 gün.

çok şey mi istedim H?

beni sevmeni istemem haksızlık mıydı? Bencil miydim yoksa ? Seni bana ait* sanmak bencillik miydi ?

hayır hayır değildi.

Seni benim gibi sevemez ki kimse. Kimse sana hakettiğin değeri vermez ki. Kimse senin yanında böyle delicesine mutlu olup heyecanlanmaz, kimse sözleriyle seni incitebileceğinden korkmaz.

Neden bir başkasına gittin H ?

O KIZ seni defalarca yaralamışken neden ona gittin. Yine. Oysa unuttururdum onu sana.. Unutturamazdım belki ama sen benleyken mutlu olurdun belki. Ben bilmesem de olurdu, yalan söyleseydin beni seviyormuş gib yapsaydın.

aşık olmandan nefret ediyorum. Benim aşkıma anlamadığından biraz çirkin duruyor üstünde. Seni olduğundan yitik gösteriyor.

bir gün gelecek ; "sakın tekrar vazgeçme benden, koru beni" diyebileceğim sana. Ellerin ellerime karışacak.

ölür müydün ?

Farkında değilsin belki ama çok acıtıyorsun. Kağıt kesiği gibisin. en derinden,incecik.. Ve her yaralayışında her şey eskisinden çok farklı bir hal alıyor.
Söylediğin her sözcük ok gibi saplanıyor. Ben onları unutmuyorum ya da unutamıyorum. Kimse bilmiyor ama ben o sözleri beynime kazıyorum, her şey farklı olsaydı diyememek gerçeklerden kopmamak için.

ölür müydün sanki beni sevsen ?

mu acaba ?

Facebook'ta "köpeği ol" butonu olmalı. Böylece 'sevgili sevgiline' her zaman itaat edebilirsin.

Her seferinde bu 'son' diyorum kendime. Kendine gel bu son. Ama yine ve yine aynı şeyleri yapıyorum. Bu sefer ciddiyim. Son. Bu gerçekten de Son.

mu acaba ?
seviyorum H.

n'olur.



kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha
fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.

Başlangıçta doğruydu belki. Sıradan bir serüven, ratsgele bir ilişki
gibi başlayıp, gün günden hayatıma yayılan, büyüyüp kök salan ,
benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren bir aşka bedellendin.
Ve hala bilmiyordun sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
Bütün kazananlar gibi
Terk ettin.
M. Mungan
Sevgili H*
Kendi mutsuzluğumdan çok senin mutluluğun çıldırtıyor beni. Yalnış anlama mutlu olmanı' her şeyden çok isterim ama bunu birlikte yapsaydık ya? Herkesin "Facebook'tan baktım sevgilisi hiç de güzel değil" ya da "aa çok yakışıyordunuz halbuki" gibi cümlelerini dinlemekten yoruldum. Sürekli ayrılık' dediğimiz yarayı deşiyorum. Gittikçe ufalıyorum ve karanlığa gömülüyorum. Bir yandan her yerde seni görüyorum bir yandan da seni unutmaktan korkuyorum. Artık yalvarıyorum sana;
"benim ol nolur, sev beni.."
biz 2 kişiydik. ama daima 3 kişi seviştik !

3 Mayıs 2010 Pazartesi

gerçek SON. oldu mu ki?

bitti.
Bugün yeni ve tertemiz bi sayfa açtım.
Seni de ateşe attım.
Görmüyormuş gibi yaptım mesela. Önümden geçtin, sevgiline sarıldın ama ben Görmedim. Niye göreyim ki sen okuldaki herkes gibi sıradan bir çocuksun işte..
Öylesine biri..
Arkama bırakmayı kestim yoksa düşecektim. Önüme bakmak istedim gelecek falan hani.
Önümde kapkaranlıktı her şey belirsizdi.
Oysa daha düne kadar sen aydınlatıyordun dünyamı.
Sonra Gördüm seni işte.. Ve herşeyden, herkesten net bir biçimde.. Onlar gibi değildin.
Anladım ki yeni bir sayfa falan yok ortada. Sana takılıp kalmışım ben.

Kendi kendime sordum : Nedendir sana hep dönüşüm?

1 Mayıs 2010 Cumartesi

sen'den ben'den biz'den..

sildin mi beni parmak ucunla ?


ne güzel söylemiş Teoman..
Hayatında bir şey' olmak için çabalayışlarım, her konuşmanın başında heyecanlanışlarım..
her şey o kadar boşmuş ki.. çünkü..
sevgi yok hiç gözlerinde.

kendimi yine seni düşünürken buldum bugün..

Adın neydi ?
sen uzaklardaki çocuk..
adın neydi sahi ?