12 Mayıs 2010 Çarşamba

Sensizliğin Kronolojisi




















4 ay önce;
Seni gördüm. Başlarda 'çok yakışıklı'ydın. Sonra 'uf bana bakmaz ki'lerim oldun. Sonra 'bi deneyim' dediğim zamanlardın.


3 ay önce;
'Tanımak istediğim' çocuk sendin. Zamanla 'konuşuyoruz, olursa olur' dedim hakkında.


2 ay önce;
'Galiba seviyorum' dediğimi anımsıyorum.


7 hafta önce;
'Artık sevgilim'din. Evet nerden nereye gelmiştik. Birbirimizi hiç farketmezken 'sevgili' olmuştuk.



5 Hafta önce;
'En büyük hayal kırıklığım'a dönüştün. Gittin. Bir başkasına Gittin.

2 Hafta önce;
'Artık benim olmayacağını' anladım. ve ardından söylediğim şeyler 'ses yığını' olarak kaldı.

10 gün önce;
Kabullenmek zorda olsa birbiriniz için uygun olduğunuzu ve ayrılmanızın hiç bir şeyi düzeltmeyeceğini fark etmiştim. Bir süre yok olmak istedim. Yokluğum farkedilsin istedim. Kızgın ve kırgındım; geçsin istedim.

1 hafta önce;
Terkedilmenin o kadar da kötü olmadığını anladım. Neticede sadece kendini alıp götürmüştün.

5 gün önce;
Terkedilmenin elimde hiç bir şey bırakmadığını gördüm. Beni terketmiştin ve acılarla yapayalnız bir mücadeleye girişmeme neden olmuştun.

10 saat önce;
Acımın bıraktığın gibi kaldığı ve sıradanlaşmadığı gerçeğiyle yüzleştim.bir daha olmayacağın düşüncesine alışmaya çalışma işkencesi de aklımı kurcalıyordu.

5 saat önce;
çöküşe geçiş anımdı. Fütursuzca hayal kuruyordum.

1 saat önce;
Pergelin sivri ucunu göğsüme batıyormuşçasına büyük bir acıyla yerimden fırladım, seni özlemiştim aslında.

5 dakika önce;
Senle ilgili bildiklerimi sıralamak istedim. Bir okyanusun ortasında kalmış gibi çaresizdim. Aramızdaki mesafeden korktum.

1 dakika önce;
En derinlerimde eski bir hüzüne dönüştün. Seni sevmekten yorulmuştum. Başımı ağrıtıyordun işte hiç bir ilacın geçirmediği bir ağrı olarak.

Şu an, şu dakika;
'seni abartıyor muyum' diye sordum kendime. Ve cevap bulamadım. Belki de içimde yoktun ve ben bunu çok sonraları anlayacaktım.

Şimdi sensizlikle başbaşa kaldım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder